Türkiye, ayağına ikinci kurşunu sıkarken

Amerika’nın; Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar aracılığı ile desteklediği terör çeteleri, Şam başta olmak üzere Halep ve ülkenin diğer bölgelerinde sabotaj ve saldırılarını yoğunlaştırırken, ülkenin kuzeyinde bulunan Kürt yerleşim yerlerinde de PYD (PKK) harekete geçti.
PKK kaynakları, 19 Temmuz’da Kobani’de, 20 Temmuz’da Afrin ve Cindere’de, 21 Temmuz’da ise Derik’te yönetimin “halk tarafından” üstlenildiğini duyurdular.
Esad yönetiminin, ABD destekli terör grupları ile savaşırken yeni bir cephe açmak istemediği anlaşılıyor. Nitekim adı geçen yerlerde hiçbir çatışma yaşanmamıştır.
Suriye devlet görevlileri, “sorun çıkarmadan” geri çekilmişlerdir.
16 aydır Suriye yönetimine karşı yürütülen saldırıdan yararlanan PKK, Kürt yerleşim yerlerindeki durumunu adım adım sağlamlaştırdı. Son saldırı ile birlikte “harekete geçme zamanının” geldiğini düşündü.
Ve şimdi de Kuzey Surşye’de iktidarını ilan etmiş bulunuyor.
İKİNCİ KURŞUN
ABD’yi bir yana bırakalım.
PKK, Suriye’de gerçekleştirdiği bu büyük hamleyi tamamen AKP iktidarına borçludur.
AKP’nin, ABD’nin istekleri doğrultusunda Esad yönetimini devirmek gibi bir çabası olmasaydı, PKK’nin bu başarıyı elde etmesi sözkonusu olamazdı.
Kısacası, AKP Türkiye’yi bir kez daha arkadan hançerlemiştir.
Veya sorumluluğu sadece AKP’ye yıkmayalım. 16 aydır yaşanan gelişmeye sessiz kalan herkes sorumludur.
Türkiye, kendi ayağına bir kurşun daha sıkmıştır. Bu “ikinci kurşun”dur.

BİRİNCİ KURŞUN
Türkiye, Birinci Körfez Savaşı’ndan sonra, kendi topraklarına “Çekiç Güç”ün konuşlanmasına izin vererek kendi ayağına “ilk kurşun”u sıktı.
Bölünmeye giden bir süreci böylece bizzat başlattı.
Altı ayda bir TBMM’de Çekiç Güç’ün görev süresinin uzatılmasına oy vererek, Kuzey Irak’ta bir Kukla Devlet’in adım adım kurulmasına destek olanlar aslında Türkiye’nin altını oyuyorlardı.
Geldiğimiz yer ortadadır. Türkiye’ye yönelik bölücü terörün güvenli üs bölgesi Barzanistan’dır.
PKK, buradaki üs bölgesine dayanarak Güneydoğu’da yerel iktidar mevzilerini ele geçirdi. Türkiye’nin en önemli siyasi aktörlerinden biri haline geldi.
Şimdi Suriye’de atılan adımlar da, Kuzey Irak sayesinde mümkün olmuştur.
BARZANİSTAN BÜYÜYOR
Bundan sonra olacakları tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yoktur.
Suriye’deki “Özerk Kürt Bölgesi” ile Kuzey Irak’ta ki Barzanistan birbirine eklemlenecektir.
Ortaya çıkan yeni oluşum, Barzani+PKK damgasını taşıyacaktır. Hatta PKK’nın bu süreçte, Kuzey Irak’ı da kapsayan bütün alanda, daha etkin bir duruma kavuşacağını söyleyebiliriz.
Kısacası “Barzanistan” büyüyor. Ama bu büyümeyle birlikte PKK daha etkin konuma yükseliyor.
ABD STRATEJİSİ
Bu gelişme ABD’nin bölgemize ve Türkiye’ye ilişkin stratejisine uygundur.
Hatta ABD’nin gerçekleştirmek istediğinin tam da bu durum olduğunu söyleyebiliriz.
Kuzey Irak’ta temeli atılan İkinci İsrail, şimdi Suriye’ye doğru genişletiliyor. Türkiye’ye yönelik kuşatma tamamlanıyor.
Sonraki adım İkinci İsrail’e Türkiye’nin Güneydoğusunun da dahil edilmesidir.
Kendi ayağına kurşun sıkmaya devam eden bir ülke bu sürece direnemez. “Direnememe” durumu yaratmak da uygulanmakta olan planın bir parçasıdır.
Ergenekon tertibi de bu anlamda Türkiye’nin kendi ayağına sıktığı bir başka kurşundur

“OYNANAN ROL”
PKK çevreleri, Suriye’de Kürt halkının “fırsatı değerlendirerek kendi bağımsız inisiyatifiyle harekete geçtiğini” söylüyorlar.
Bu parlak sözler, PKK’nın sonuç olarak ABD emperyalizminin hedef aldığı Şam yönetimine karşı harekete geçtiği gerçeğini ortadan kaldırmaz.
Kuzey Suriye’de olan; bir yandan ABD’nin Şam yönetimini devirme planına, öte yandan İkinci İsrail’i Batı’ya doğru uzatarak nihai olarak Türkiye’yi parçalama planına hizmet etmektedir.
Gültan Kışanak ABD gezisinde, “rol olmaya hazır olduklarını” söylemişti. İşte o “rol” şimdi oynanıyor.

TÜRKİYE DİRENECEKTİR
Bir ülke göz göre göre intihar eder mi?
Tarihte bunun örneği var mı?
Bu yazıyı yazarken böyle bir örnek bulabilir miyim diye düşündüm, bulamadım.
Türkiye gibi binyılları bulan bir devlet geleneğinin mirasçısı olan bir ülke, kendi ayağına kurşun sıka sıka ölüme gitmez!
Yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen bu olmayacaktır.
Türkiye önce ayağına kurşun sıkanlardan kurtulacak, sonra bu bölgedeki emperyalist oyunları bozacaktır.


Serap GÜLHAN
Genel Başkan

 

Sitede yer alan materyallerin tümü telif hakkı içermektedir.İzinsiz Kopyalanamaz ve Çoğaltılamaz.